24 Ekim 2026 Cumartesi

Eskiden Hırsızlar Bile Saf Oluyormuş

Osmanlı zamanında kapkaççılar yakalandığında ve suçu da sâbit olduğunda, eşeğe ters bindirilir, tanınması ve ibret olması için sokak sokak dolaştırılırmış. Ne tür bir hırsızlık yaptığı boynuna asılır, şeceresi ilan edilirmiş.
Hatta yüzü ak olsun, bir daha böyle bir haramı işlemesin diye yüzüne yoğurt da sürülürmüş.
Bütün bunlardan sonra bir yerde barınamayıp doğru düzgün bir hayata mecbur kalıyorlardır.

Şimdi alâ melei'n-nâs hırsızlık yapmaya utanmadıkları gibi, kameralara görünmek ve yakalanmak bile hiçbir hırsızı durduramıyor.
 
 

İmâm-ı Âzam Hazretleri'nin komşularından birinin tavus kuşu çalınmıştı. Komşusu, vaziyeti İmâm-ı Azam Hazretleri'ne şikâyet edince, İmâm-ı Âzam Hazretleri, ona, bu hâdiseyi gizli tutmasını tembih ettikten sonra, mahalle mescidine gitmişti.
Mahallenin tamamı mescide geldiğinde, "Ey komşusunun tavusunu çalan kimse! Kuşun tüyleri başında olarak mescide gelmeye utanmıyor musun?" diye seslenince, bir şahsın, eliyle başını yokladığını gördü. Böylece hırsızı ortaya çıkarmıştı.

Eskiden hırsızlar bile saf oluyormuş. Nerede o eski hırsızlar diyeceğimiz bir zamanın geleceği kimin aklına gelirdi ki?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder