31 Ekim 2026 Cumartesi

Ateist

 
 
Ben bir müslümanım elhamdulillah.
Elbette bir ateistin düşüncelerini anlamlandıramıyorum.

Mesela ben birisinin daha müslüman olup hidayetine vesile olmak isterim. Bunun için de elimden geleni yapabilirim. Çünkü peygamberim (s.a.v.), senin bir kişinin hidayetine vesile olman, üzerine güneşin doğduğu her şeyden daha hayırlıdır, buyuruyor.

Lâkin bir ateistin, bir yokluk dâvası için bu kadar çırpınmasına bir mânâ veremiyorum. Senin için yok olan şey, seni niye endişelendiriyor? Birilerinin inandıkları gibi davranması seni neden rahatsız ediyor?
Onlar inansa ne olur? İnanmasa ne? Senin kazancın ve kaybın nedir?
Düşün!

Seni rahatsız eden şey, istesen de istemesen de, inansan da inanmasan da, seninin kalbinin de Allah Allah diye çarpıyor olması.
Dinle!

Ve bu sana huzursuzluk veriyor.
Nasıl ki birisi dünyevi bir şey için yalan söylediği zaman her işinde huzursuzdur, ortaya çıkmasından endişelidir.
Cenab-ı Hakk'ın varlığını inkâr etmek de en büyük yalandır.


28 Ekim 2026 Çarşamba

Şemsiyye

  
 
Şemsiyem kırılmıştı.
Tam da yağmur mevsiminin başlangıcında.
Baston şeklinde olanlardan almak istediğim için avm'dekiler ya çocuksu ya da erkeksiydi.

Netten de karar veremedim.
Boyu boyuma huyu huyuma uyar mıydı?
Şemsiye seçmek bile meğer ne kadar karakteristikti.

Biraz önce yağmurlu havayı izliyordum pencerede.
İnsanların şemsiyeleri takıldı gözüme.
Hiç bu kadar dikkat etmezdim.
Şimdi yüksek bir binada oturmanın etkisi midir bilemiyorum.
İnsanların yüzlerinden çok şemsiyelerinin görünmesinden herhalde.
Bir de yeni şemsiye maceramdan.
Belki 20 senedir aynı şemsiyeyi kullanmaktan sebep sanki onunla bütünleşmiş ve düşüncesini de aklımdan silmişim.
Bir şeye ne kadar alışırşanız onu görmezden geliyorsunuz.

Başka bir avm'de baston şemsiyeleri bulduk.
Beğendiğim deseni almaya çalışırken üzerinde bay yazdığını gördüm.
İkisi arasında hiçbir fark olmamasına rağmen, bayan yazanlardan birini seçmeyi başardım. :)


Şemsiyye aslen arapça olup, güneşle ilgili, güneşte kullanılan bir alet.
Gel gör ki bizde yağmurda kullanmak âdet olmuş.
Her bölgenin ihtiyacına göre kullanılmış ama ismi değişmemiş.


24 Ekim 2026 Cumartesi

Eskiden Hırsızlar Bile Saf Oluyormuş

Osmanlı zamanında kapkaççılar yakalandığında ve suçu da sâbit olduğunda, eşeğe ters bindirilir, tanınması ve ibret olması için sokak sokak dolaştırılırmış. Ne tür bir hırsızlık yaptığı boynuna asılır, şeceresi ilan edilirmiş.
Hatta yüzü ak olsun, bir daha böyle bir haramı işlemesin diye yüzüne yoğurt da sürülürmüş.
Bütün bunlardan sonra bir yerde barınamayıp doğru düzgün bir hayata mecbur kalıyorlardır.

Şimdi alâ melei'n-nâs hırsızlık yapmaya utanmadıkları gibi, kameralara görünmek ve yakalanmak bile hiçbir hırsızı durduramıyor.
 
 

İmâm-ı Âzam Hazretleri'nin komşularından birinin tavus kuşu çalınmıştı. Komşusu, vaziyeti İmâm-ı Azam Hazretleri'ne şikâyet edince, İmâm-ı Âzam Hazretleri, ona, bu hâdiseyi gizli tutmasını tembih ettikten sonra, mahalle mescidine gitmişti.
Mahallenin tamamı mescide geldiğinde, "Ey komşusunun tavusunu çalan kimse! Kuşun tüyleri başında olarak mescide gelmeye utanmıyor musun?" diye seslenince, bir şahsın, eliyle başını yokladığını gördü. Böylece hırsızı ortaya çıkarmıştı.

Eskiden hırsızlar bile saf oluyormuş. Nerede o eski hırsızlar diyeceğimiz bir zamanın geleceği kimin aklına gelirdi ki?

22 Ekim 2026 Perşembe

Lafzatullah

 
 Burada الله Lafzı görüyor muyum?
Yoksa ben her yerde hep O'nu görmek mi istiyorum?




Vaktiyle büyük doğu dergisine kapak olmuş bir yazı.
3 Şubat 1950 tarihinde.

Yakın bir zamanda okuduğum bir yazıyı nette araştırırken bu resmi bulmuştum.
Keşfinin üzerinden kaç sene geçmesine rağmen ben yeni görüyorum.
Kalp Allahu Teala'nın nazargâhıdır, biliyoruz ama böyle şeyler görmek de insana ayrı bir lezzet vermiyor mu?
99 esmaul hüsnanın da kalbin etrafında yazdığını okumuştum o yazıda. Bakalım onu ne zaman keşfedecekler?


19 Ekim 2026 Pazartesi

Yeşil Zeytin

 11- Allah, sizin için, o su ile ekin, zeytin, hurmalıklar, üzümler ve her
çeşit meyveleri bitirir. Şüphesiz ki bunda düşünecek bir topluluk için
büyük bir ibret vardır.
(Nahl Sûresi)

20- Tûr-ı Sinâ'da (dahi) yetişen bir ağaç da meydana getirdik ki, bu ağaç, hem yağ, hem de yiyenlerin ekmeğine katık edecekleri (zeytin) verir.
(Mü'minun Sûresi)

99- Gökten suyu indiren O'dur. Onunla her çeşit bitkiyi çıkardık, o bitkiden bir yeşillik çıkardık, ondan da birbiri üzerine binmiş taneler; hurmanın tomurcuğundan sarkan salkımlar, üzüm bağları, zeytin ve nar (bahçeleri) çıkarıyoruz. (Bunların) kimi birbirine benzer, kimi benzemez. Bunlar meyvelendikleri zaman meyvelerinin olgunlaşmasına bakın! Bunlarda inanan bir toplum için ibretler vardır.
(En'am Sûresi)

 

 Zeytin zamanı. Belki de yeşilin geçme zamanıdır.
Bizim memleketimizde zeytin pek meşhur değil ama neyse ki pazarlarda olabiliyor.

 
 Sahil kenarlarında zeytin ağaçları var.
Bu ağaçtaki küçücük zeytinler ilgimi çekmişti.



15 Ekim 2026 Perşembe

Kaplar Ve Kalpler

 
"Muhakkak Allahu Teala'nın yeryüzünde kendine ait kapları vardır. Ki onlar kalplerdir. 
Allah'a en sevimli kalp ise, kardeşlerine karşı yumuşak, temiz ve dinde sağlam olan kalplerdir."

Hz. Ali (K.V.)


Hiçbir kişi, midesinden daha tehlikeli (şerli) bir kap doldurmamıştır. Âdemoğluna belini doğrultacak birkaç lokma yeter. Şayet mutlaka yemek yiyecekse; midesinin üçte birini yemeğe, üçte birini içeceğe, üçte birini de nefesine (hava/nefes alıp vermeye) ayırmalıdır."
Hadis-i şerifinden anladığımıza göre mide kabına da dikkat etmek gerekiyor.
Haram ve helal gıdayı seçmek gibi.
Zira haram bir lokmanın 40 gün ibadetlerin kabul olmamasına sebep olduğunu düşünürsek.
 
Düşünüyorum da beynimiz de bir kap.
Hayırlı ve güzel ahlaka dair bilgileri edinmek veya şer için kullanmak yine bizim elimizde.
Bu kabı da hayırla doldurmak toplum açısından da çok önemli.
İnsanın yediği yemek zararlıysa belki sadece kendine zararı olur ama zehirli fikirler bütün toplumu mahvediyor.


12 Ekim 2026 Pazartesi

Citron


Size citron desem ne hissedersiniz?
Bu dili bilmiyorsanız hiçbir şey.

Allah'a (c.c.) karşı olan muhabbet ve haşyet sebebi ile kalbinde hüzün duyması ve hatta gözlerinden iki damla yaş akmasının lezzetini kim bilebilir?

Hani tatmayan bilmez derler ya. Yarı arapça yarı türkçe.
Men lem yezuk, ahh bilmez yazık. 

Size birisi bal dediğinde daha önce bal yediğiniz için hemen aklınıza tatlı bir şey olduğu geliyor değil mi? Ama hayatında hiç balı yeme imkânı olmamış ve hatta hiç görmemiş bir insan olsa, onun yanında ne kadar baldan bahsetseniz hiçbir şey anlamayacaktır.
İşte imân edemeyenlerin de hâli budur.

Eğer İsveçce bilmiyorsanız citron dediğimde de hiçbir şey hissetmediniz değil mi?
Ama size şimdi limon dersem ne hissediyorsunuz? :)