"Vaktile kâfirlerden bazıları Allah her şeyi doğrudan doğru hakikatile anlatıvermeli idi, temsiller, teşbihler Allah kelâmında yakışır mı? Hem bu temsiller, bu meseller, zübab, beyti ankebut gibi sineğe, örümcek yuvasına kadar tenezzül ediyor, bunlar Allah için ayıp değil mi? gibi lakırdılar söylemişlerdi."
Diyor tefsirinde Elmalılı Hamdi Yazır Efendi.
Bunu da söylemişler demek ki diyorum ben de.
Hâlbuki ben bu misalleri ziyadesiyle seviyorken, insanların takıldıkları şeylere bak demeden edemiyorum.
Cenabı Hakk (c.c.) ise onlara ve onun gibi olanlara şöyle cevap vermiş.
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismi ile
26- Bilmeli ki Allah bir sivri sineği hatta daha üstününü bir mesel yapmaktan sıkılmaz, iman edenler bilirler ki o şüphesiz hakdır, rablarındandır, amma küfre saplananlar Allah böyle bir mesel ile ne murad etmiş? derler. Evet Allah onunla bir çoklarını şaşırtır, yine onunla bir çoklarını yola getirir. Hem onunla ancak o fâsıkları şaşırtır.
Bakara Sûresi

