2 Mayıs 2026 Cumartesi

Ankebut Ve Zubab


"Vaktile kâfirlerden bazıları Allah her şeyi doğrudan doğru hakikatile anlatıvermeli idi, temsiller, teşbihler Allah kelâmında yakışır mı? Hem bu temsiller, bu meseller, zübab, beyti ankebut gibi sineğe, örümcek yuvasına kadar tenezzül ediyor, bunlar Allah için ayıp değil mi? gibi lakırdılar söylemişlerdi."

Diyor tefsirinde Elmalılı Hamdi Yazır Efendi.
Bunu da söylemişler demek ki diyorum ben de.
Hâlbuki ben bu misalleri ziyadesiyle seviyorken, insanların takıldıkları şeylere bak demeden edemiyorum.



Cenabı Hakk (c.c.) ise onlara ve onun gibi olanlara şöyle cevap vermiş.

Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismi ile
 
26- Bilmeli ki Allah bir sivri sineği hatta daha üstününü bir mesel yapmaktan sıkılmaz, iman edenler bilirler ki o şüphesiz hakdır, rablarındandır, amma küfre saplananlar Allah böyle bir mesel ile ne murad etmiş? derler. Evet Allah onunla bir çoklarını şaşırtır, yine onunla bir çoklarını yola getirir. Hem onunla ancak o fâsıkları şaşırtır.

Bakara Sûresi

29 Nisan 2026 Çarşamba

Bakış Acısı


 
Şu fotoğrafıma baktığımda neden minik sevimli bir köpek yavrusu göremiyor da; hüzünlü bir köpek yavrusu görüyorum?



Yıllar önce Doğan Cüceloğlu'nun bir kitabını okurken içinde karakalem bir resim vardı. Bu resme baktığınızda genç kadını mı yoksa yaşlı bir kadını mı görüyorsunuz? diye sorulmuştu. Resim çok net olmamakla birlikte annem genç olanı görürken biz ablamla yaşlı olanı görüyorduk. Genç olanı da hiç göremedik. Ta ki ben yıllar sonra nette başka bir versiyonunu görene kadar. Bu daha net ve farklı çizilmiş bir resimdi. 


Bu fotoğrafa bakışım da bunun gibi. Çocukluğundan beri eleştiri ve istihzaların gölgesinde yoğurulmuş ve yorulmuş bir zihnin bakış acısı.

25 Nisan 2026 Cumartesi

Mükellefiyet


Geçen haftalarda bir ünlü kişinin intihar etmesi üzerine yazdığım şu yazıdan sonra daha önce bir bilim adamımızın intihar eden kişinin beyninde sorun olduğu, yani normal bir insanın intihar edemeyeceğini söylemesi üzerine aklıma bir husus geldi. 

Eğer normal biri yapamaz deniyorsa bazı dini hükümleri göz önünde bulundurmak gerekiyor. Çünkü bilim dini hükümlerin ışığında yol almalı.

Peki neden o zaman intihar etmek, kendine zarar vermek en büyük günahlardan sayılıyor? Bir insanın akli melekeleri doğru düzgün çalışmıyorsa dinen mükellef kabul edilmiyor. Yani bu kişiler namazla, oruçla sorumlu değil. Demek ki burada farklı bir şey var. Gerçek bir delilik ve akıl yoksunluğu yok.

Mükellef olduğumuz farz ve vaciplerin ihmali neticesinde sıkıntılar yaşanıyor ve sonu da intihara gidiyor. Çektiğimiz bir çok sıkıntının müsebbibi mânevi yoksunluğumuz.

23 Nisan 2026 Perşembe

Maymunlar


Evrim teorisinin (adı üstünde teori) Darwin'in uydurmuş olup orada kaldığını zannediyorsanız yanılıyorsunuz. İsminin başında prof. yazan ve üniversite de çocuklarımıza ders veren bazı kişilerin müslüman mahallesinde salyangoz sattıkları hâlâ görünüyor.
Elimizle tıtmadığımız, gözümüzle görmediğimiz şeye inanmayız diyen tabiatçılar şunu düşünemiyor mu?
Bir varlık ki kendi yarattığı bir yerde nasıl görünebilir? Onun içinde nasıl olabilir?

İnsanın Adem (a.s.) gibi şerefli bir peygamberden çoğaldığına inanamıyor da; şuursuz bir takım yaratıklardan evrile evrile en sonunda maymun olup çıktığına inanabiliyorlar. İnanılacak şey değil. :)


İnsan maymundan gelmemiştir. Fakat Hz. Allah c.c., bir azab olarak, sapıtmışları maymuna çevirmiştir.

Arâf sûresi 166. ayet-i kerimesinde:
"Vaktâ ki yasak edildikleri şeyleri yapmakta ileri gittiler. Biz de onlara " Hor ve alçak maymunlar olun!" dedik.

Şerefli bir insan olduğunu kabul etmeyenin derecesi elbette aşağıların aşağısıdır.

Cenab-ı Hakk Tîn sûresinde:
"4- Gerçekten biz insanı en güzel bir biçimde yarattık.
5- Sonra onu (n bazı fertlerini), aşağıların en aşağısına çevirdik."


21 Nisan 2026 Salı

Gözgöze

 Ben sadece deniz kenarında şu küçük ağaçcıkla arkasından görünen denizi çekmeye çalışıyordum. Meğer burnumun dibinde bir başka mahluk da varmış. :)
 

Gözgöze geldik ama o kadar panik yapmadım. Zira o kadar yakın sayılmazdı. Zaten saldıracak gibi de durmuyordu.


18 Nisan 2026 Cumartesi

Sana Sığınıyorum


Birisi eşi evde olmadığı gecelerde depremden korktuğunu söylemişti. Bir şey demedim ama düşündüm elbette. Artık her lafa atlamamak için kendimi tutuyorum. :)

Belki hırsız ve kötü niyetli insanlara karşı birbirimizden destek alıyoruz. Bu bize güven ve huzur veriyor ama deprem? Buna insanoğlunun ne faydası olur ki?
Yaratanımız ise hep bizimle değil mi?

Şu günlerde okuduğum bir kitapta euzu besmele ve şeytan konusu geçmişti.
Biliyoruz ki şeytan besmeleden hoşlanmaz.
Nasıl ki bir köpek saldırdığında sahibine sığınırsanız, komşu! köpeğine sahip ol ben geliyorum diye seslenirseniz, o da köpeğine hakim olursa, biz de şeytandan işte bunun gibi her şeyin ve herkesin sahibine sığınıyoruz.


15 Nisan 2026 Çarşamba

Şu Sıralar (Süsen)


Daha düne kadar yemyeşildi.
Her sene herhalde bu sene açmayacak dedirtir.
Ortada hiçbir şey yokken bir de bakmışsınız neşv ü nemâ bulmuş morlar, sarılar sizi mutlu eder.
İşte bir gün biz de ufalanmış kemikler olduğumuz halde, böyle ihyâ olacağız.
Bütün bunları görüp dururken, inada akıl sır erdirilemez.
Nasıl olur da bazı insanların kalpleri, gözleri, kulakları mühürlenmeyi hak eder?


78- Yaratılışını unuttu da, bize bir de misal getirdi. "Bu kemikler çürümüşken onları kim diriltir?" dedi. 
79- De ki: " Onları ilk defa yaratan diriltir ve O, her çeşit yaratmayı bilir." (Yâsîn suresi)