17 Eylül 2026 Perşembe

Herşeyin Farkında Olmak Hastalıktır

  
 
Bu hastalık bende de var sanki.
Her şeyin farkında olmak.
Kimsenin umurunda olmadığı şeyleri ben neden fark ediyorum ki?
Ya da herkes farkında belki de, açık vermiyor.
Ben neden izhâr ediyorum ki?
 
Her şey konuşulur da bir doğrular konuşulmaz.
Doğrunun olmadığı yerde benim ne işim var ki?

Parçalanmış gülüşler bloğuna yazdığım yorumdur.

13 Eylül 2026 Pazar

Dünya

 
Hâcet-i dünya için sen varırsın yüz yere
Hâcet-i ukbâ için hiç komazsın yüz yere

Ziyaeddin Nakşibendî
 
 
 
İstiyorlarsa Dünya onların, Âhiret bizim olsun.

10 Eylül 2026 Perşembe

Zaman Mı? An Mı?

  
 
Zamandan ziyâde kalitenin önemli olduğu âşikâr.
Mesela 20 yaşında vefât eden biri ile 70 yaşında vefât edenin durumuna bakalım.
Genç olan anlarını daha iyi değerlendirerek âhiretini kazanmış olabilir. Yaşlı olan ise kârsız bir ticarete saplanarak ömrünü hebâ etmiş olabilir.

Gidilen yer önemli ama bir de yolculuk esnasında yaşananlardan alınan ibretleri tecrübeler arasına alabilmek var.

Kısa yoldan kazanmak da var.
Uzun yolu tecrübelerle tezyin etmek de.

Küçük yaşta eğitimin, imânın aşılanmasının ne büyük önemi olduğu dikkate şâyân.


"Hak tecelli eyleyince her işi âsân eder, halk eder esbâbını bir lahzada ihsân eder."


Kahvemi içerken bloğuna yazdığım yorumdan...
 

7 Eylül 2026 Pazartesi

Çikolata Yasağı


Avrupada üretilen bir çikolatanın isminden dolayı Osmanlı topraklarına sokulmasına izin verilmemesi, ecdadımızın dinlerine sahip çıkmaları ve hürmeti.

Söylemeye dilim varmıyor ama çikolatanın ismi "crocodile prophete" miş. 
Bu konuyla ilgili bugün bir görsel bulmak mümkün değil tabii. Ama hâin oyunlarla ilgili genel bir makale okumak isterseniz aşağıda linkini bulabilirsiniz. 

Biraz iktibas yapacak olursak...

"Gayrimüslim tebaa tarafından yapılan hakaretler bazen bir ayakkabı imalatçısının kunduralarının altına Muhammed ismini yazması, bazen Müslümanlar tarafından necis kabul edilen domuzun kanının, başının veya çeşitli organlarının Müslümanların ibadet yerlerine atılma ya da su temin ettikleri çeşme başlarına sürülmesiyle gerçekleşmiştir. Bununla birlikte direkt olarak Hz. Muhammed’e hakaret edenler tespit edilmiştir. Devlet’in güçlü olduğu dönemlerde bu hakaretler Râfizîlerde olduğu gibi siyaseten kat ile karşılık bulmuş, Devlet’in gücünü kaybettiği dönemlerde ise bunlar hapis ile cezalandırılmıştır."


Buradan pdf olarak indiriliyor.


5 Eylül 2026 Cumartesi

Günün Elemanı

 
 Bir kaç çiçek fotoğrafı çekmeye çalışırken...

Nereden bilebilirdim ki bir mantisle karşılaşacağımı.
Hem de bir arı yakalamış ve afiyetle yerken.
 
Bir kaç sene öncesine kadar ülkemizde hiç mantise rastlamış bile değilken.

Sonra elini yüzünü bir kedi gibi temizledi.

Biraz dolaşıp geri döndüğümüzde bir yenisini de yakalamıştı.


Üzerimde olmadığı sürece böceklere karşı bir ilgim var. Mutlaka fotoğraflarını çekerim. Böcek belgeseline rastlarsam izlerim. Hayatları çok enteresan geliyor bana.

3 Eylül 2026 Perşembe

Kuş İzleri

 
At izinin 
 
it izine karıştığı bu zamanda
 
belki de kuş izlerini takip etmeli.
 
Bizi daha yükseklere çıkarır belki.
 

1 Eylül 2026 Salı

Yemin


Bir kimse yanınıza gelip şöyle bir maruzatını dile getirse ona ne cevap verirdiniz?

- Ben hanımıma sen benimle konuşmayıncaya kadar seninle konuşmayacağım diye yemin ettim. Sonra o da benimle sen konuşmayınca ben de seninle konuşmayacağım dedi. Şimdi ne yapmam lazım?

Biliyoruz ki dinimize göre öyle olur olmaz yemin edilmez. Bazı gerekçeleri vardır. Yeminlerin çeşitleri var ve bunlara göre muamele edilmeli. Bu fıkıh kitaplarından öğrenilebilir.

Bir insan neden durup dururken kendisini sıkıntıya sokar?
Bir de şöyle şöyle olursa hanımım benden boş olsun diyerek işi iyice sarpa saranlar da oluyor.
Söz bu kadar değersiz bir şey değil.
İslam dininde her sözün bir önemi var.
Bir söz sizi dinden çıkarabilir.
Bir söz hanımınızla ayrılmanıza sebep olur ve beraber yaşamaya devam ederseniz zinâkâr olursuz.
Yalanın, aldatmanın her kelimenin hesabı var.

Sözlerimizin bizi nerelere götüreceği belli olmaz.


Baştaki soruya dönersek; İmam-ı Azâm Ebû Hanîfe hazretlerine birisi gelip bu soruyu sormuş.
O da hiçbir şey gerekmez. Konuşabilirsin buyurmuş.
Çünkü hanım zaten ben de seninle konuşmayacağım diyerek konuşmuş oluyor.
:)