29 Eylül 2026 Salı

Bazı Pislikleri Nâr Temizler

 
 Haksız yere birilerine çamur atanlar, gün gelir kendi pislikleriyle uğraşır.

Halbuki çamur, namı diğer toprak temiz olursa onunla neler yapılmaz ki?
Temiz toprağın üzerinde namaz kılınabilir.
Hatta su olmayan yerde teyemmüm alınarak abdestli olunur.


Toprak ne güzel bir ni'mettir ki, su ve güneşle elele vererek rızkımızı yetiştirir.


Bir seramik olur. Yine bize hizmet eder.



Bazen yuva olur hem bize, hem de hayvanlara.


Ama pislik/necâset öylemidir.
Bir işe yaramaz.
Kendi kendini bile temizleyemez. Bazen toprak bazen su gerekir.
Daha da olmazsa nârda yanmak vardır.


25 Eylül 2026 Cuma

Ai Fitnesi

 
Haddi zatında ilmin hepsi muhteremdir, diyor tefsirinde Hamdi Yazır efendi.

Ve fakat büyüklüğü nisbetinde ilmi haysiyetle hayrü şerre müsaittir. İlim ne kadar harikaengiz ve ne kadar ince ve yüksek olursa şerr-ü fitne ihtimali de o nisbette büyük olur, diye devam etmiş.
 
Tefsirin bu bölümünde sihir mevzusu işleniyordu. Hârut ve Mârut isimlerindeki meleklerin vaktiyle birilerine öğrettikleri ilimleri, birilerinin kötü amaçlı kullanması mevzusu. Mesela eşlerin arasını ayırmak için kullanıldığından bahsediliyor.

Sihir yapmak bilindiği üzere haramdır. Lâkin sihirden korunmak için bazı bilgiler öğrenmekte beis yoktur. Mesela böyle durumlar için muavvizât surelerini (ihlas, felak, nas) okumak ya da ayetül kürsi gibi ayetleri okumak. Bu bir ilimdir. Haramları da öğrenir insan. Ama haram işlemek için değil, ictinâb etmek için.

Şuan bolca haşr neşr olduğumuz bir ilimle karşı karşıyayız. Karşı olanlarımız bile bu ilme mâruz kalıyor. Nedir o?
Ai tabii ki. 
Lakin bu ilmin muhterem kısmı değil de fitne kısmı daha çok kullanılıyor gibi geliyor bana. İnsanları meşgul edip zamanlarını çalıyor. Boş boş işlerle uğraştırıyor. Ama benim endişem ileride çok daha vahim durumlara gelmek.
Savaşlarda kullanılıyor zaten.
 
...
 
Fotoğrafı çekerken bu neymiş demiştim.
 Biraz araştırınca yapay resif olduğunu öğrendim.
:)

22 Eylül 2026 Salı

Gereksiz İyilik Başa Belâ


Ben de vaktiyle çok yaptım, kendimce iyilik zannettiğim şeyleri.
Ben de diyorum çünkü bu yazıyı yazmama sebep bir arkadaşın konuşmasıydı.
 
 

Birisine kendince iyilik yapmış.
Ama istediği gibi gitmemiş işler.
Ona verdiği şeyi başkalarına verdiği için sitem ediyordu.
Bunu bizim yanımızda söylediğine göre bayağı içerlemiş demek ki.

Olay bana değil de başka birine anlatıldığından ben söze girmedim.
Ama karşınızdaki kişinin ihtiyacı olmayan şeyleri yapmak iyilik değil bana göre.
Hatta ona sıkıntı bile verirsiniz.
 Kendi kafandan bir iyilik üretmişsin ve yapıyorsun. Ama karşındaki insanın buna ne ihtiyacı var ne de senden böyle bir şey bekliyor.
Mesela yemeyeceği yemeği zorla ikram etmeye çalışıyorsun.
Daha önce bununla ilgili de bir yazı yazmıştım.



19 Eylül 2026 Cumartesi

Fesleğen Ayrı Bir Yazıyı Hak Ediyor

 
 Daha önce bir yazıda az da olsa bahsetmiştim.
Ama o zaman zaten çok küçüktü.

Önce böyleydi.

Daha sonra...

Ve sonra
 
 Artık çiçekler kurumaya başladı ve ben de onları kesiyorum. Tohum olarak saklayacağım.
Kim bilir? Belki başka evlerde ihya olur.


17 Eylül 2026 Perşembe

Herşeyin Farkında Olmak Hastalıktır

  
 
Bu hastalık bende de var sanki.
Her şeyin farkında olmak.
Kimsenin umurunda olmadığı şeyleri ben neden fark ediyorum ki?
Ya da herkes farkında belki de, açık vermiyor.
Ben neden izhâr ediyorum ki?
 
Her şey konuşulur da bir doğrular konuşulmaz.
Doğrunun olmadığı yerde benim ne işim var ki?

Parçalanmış gülüşler bloğuna yazdığım yorumdur.

13 Eylül 2026 Pazar

Dünya

 
Hâcet-i dünya için sen varırsın yüz yere
Hâcet-i ukbâ için hiç komazsın yüz yere

Ziyaeddin Nakşibendî
 
 
 
İstiyorlarsa Dünya onların, Âhiret bizim olsun.

10 Eylül 2026 Perşembe

Zaman Mı? An Mı?

  
 
Zamandan ziyâde kalitenin önemli olduğu âşikâr.
Mesela 20 yaşında vefât eden biri ile 70 yaşında vefât edenin durumuna bakalım.
Genç olan anlarını daha iyi değerlendirerek âhiretini kazanmış olabilir. Yaşlı olan ise kârsız bir ticarete saplanarak ömrünü hebâ etmiş olabilir.

Gidilen yer önemli ama bir de yolculuk esnasında yaşananlardan alınan ibretleri tecrübeler arasına alabilmek var.

Kısa yoldan kazanmak da var.
Uzun yolu tecrübelerle tezyin etmek de.

Küçük yaşta eğitimin, imânın aşılanmasının ne büyük önemi olduğu dikkate şâyân.


"Hak tecelli eyleyince her işi âsân eder, halk eder esbâbını bir lahzada ihsân eder."


Kahvemi içerken bloğuna yazdığım yorumdan...
 

7 Eylül 2026 Pazartesi

Çikolata Yasağı


Avrupada üretilen bir çikolatanın isminden dolayı Osmanlı topraklarına sokulmasına izin verilmemesi, ecdadımızın dinlerine sahip çıkmaları ve hürmeti.

Söylemeye dilim varmıyor ama çikolatanın ismi "crocodile prophete" miş. 
Bu konuyla ilgili bugün bir görsel bulmak mümkün değil tabii. Ama hâin oyunlarla ilgili genel bir makale okumak isterseniz aşağıda linkini bulabilirsiniz. 

Biraz iktibas yapacak olursak...

"Gayrimüslim tebaa tarafından yapılan hakaretler bazen bir ayakkabı imalatçısının kunduralarının altına Muhammed ismini yazması, bazen Müslümanlar tarafından necis kabul edilen domuzun kanının, başının veya çeşitli organlarının Müslümanların ibadet yerlerine atılma ya da su temin ettikleri çeşme başlarına sürülmesiyle gerçekleşmiştir. Bununla birlikte direkt olarak Hz. Muhammed’e hakaret edenler tespit edilmiştir. Devlet’in güçlü olduğu dönemlerde bu hakaretler Râfizîlerde olduğu gibi siyaseten kat ile karşılık bulmuş, Devlet’in gücünü kaybettiği dönemlerde ise bunlar hapis ile cezalandırılmıştır."


Buradan pdf olarak indiriliyor.


5 Eylül 2026 Cumartesi

Günün Elemanı

 
 Bir kaç çiçek fotoğrafı çekmeye çalışırken...

Nereden bilebilirdim ki bir mantisle karşılaşacağımı.
Hem de bir arı yakalamış ve afiyetle yerken.
 
Bir kaç sene öncesine kadar ülkemizde hiç mantise rastlamış bile değilken.

Sonra elini yüzünü bir kedi gibi temizledi.

Biraz dolaşıp geri döndüğümüzde bir yenisini de yakalamıştı.


Üzerimde olmadığı sürece böceklere karşı bir ilgim var. Mutlaka fotoğraflarını çekerim. Böcek belgeseline rastlarsam izlerim. Hayatları çok enteresan geliyor bana.

3 Eylül 2026 Perşembe

Kuş İzleri

 
At izinin 
 
it izine karıştığı bu zamanda
 
belki de kuş izlerini takip etmeli.
 
Bizi daha yükseklere çıkarır belki.
 

1 Eylül 2026 Salı

Yemin


Bir kimse yanınıza gelip şöyle bir maruzatını dile getirse ona ne cevap verirdiniz?

- Ben hanımıma sen benimle konuşmayıncaya kadar seninle konuşmayacağım diye yemin ettim. Sonra o da benimle sen konuşmayınca ben de seninle konuşmayacağım dedi. Şimdi ne yapmam lazım?

Biliyoruz ki dinimize göre öyle olur olmaz yemin edilmez. Bazı gerekçeleri vardır. Yeminlerin çeşitleri var ve bunlara göre muamele edilmeli. Bu fıkıh kitaplarından öğrenilebilir.

Bir insan neden durup dururken kendisini sıkıntıya sokar?
Bir de şöyle şöyle olursa hanımım benden boş olsun diyerek işi iyice sarpa saranlar da oluyor.
Söz bu kadar değersiz bir şey değil.
İslam dininde her sözün bir önemi var.
Bir söz sizi dinden çıkarabilir.
Bir söz hanımınızla ayrılmanıza sebep olur ve beraber yaşamaya devam ederseniz zinâkâr olursuz.
Yalanın, aldatmanın her kelimenin hesabı var.

Sözlerimizin bizi nerelere götüreceği belli olmaz.


Baştaki soruya dönersek; İmam-ı Azâm Ebû Hanîfe hazretlerine birisi gelip bu soruyu sormuş.
O da hiçbir şey gerekmez. Konuşabilirsin buyurmuş.
Çünkü hanım zaten ben de seninle konuşmayacağım diyerek konuşmuş oluyor.
:)