İnsanlarla çok fazla haşır neşir olmadığım bir gerçek.
Buna rağmen bana hitâben, "Senin arkadaşın var mı? Çok merak ediyorum" diye bir topluluğun içinde sormak da abesle iştigal etmekten başka bir şey değildi.
O an dilimden "Siz varsınız ya" diye döküldü.
Ama biliyoruz ki, ne onun ne de benim açımdan bizler birbirimizin istediği arkadaşlar olamayız.
ne kadar tanıdık bir soru, ben direkt yok deyiveriyorum :)
YanıtlaSilBen de derdim genelde ama o gün ne olduysa. :)
SilYakın zamanda muhabbet arası yöneltilen soru. Yok demek yeterli gelmiyor karşı tarafa. Ufak bir acıma hissi yüklüyorlar bakışlarına ve ses tonlarına. Bu sorunun kendisinden daha ilginç.
YanıtlaSilYalan söylemek o kadar yaygınlaşmış ki, insanlar söylediğiniz şeylere de bir türlü inanamıyor. Yıllar önce "çocuğunuz var mı sorusuna "biz çocuk sahibi olmak istemiyoruz" dediğimde, doktora gittiniz mi diye soran kadınlar vardı. Vah vah ne büyük dert değil mi? :)
SilBu da öyle. Arkadaşın yoksa sen cins ve kötü birisin demek ki. :) Acınacak durumdasın.
Sanki her şeyi, herkese, İstediğimiz an sorabilme özgürlüğümüz varmış gibi bir durum oluştu.
YanıtlaSilSoran utanmıyor, sorulan mahcûb.
Silgıcık insanlar onlar, kinaye kötü :)
YanıtlaSil:)
SilBu kinayeyi aşmış durumda artık. Direkt söylüyor. Bir ara reklamlarda çocuklardan ilk defa duymuştum dümdük
kelimesini. O da olabilir bak.
:)
Hayatta dertlenecek çok daha önemli şeyler var bence. Elalem tanrısına tapmayı bırakabilsek huzuru bulacakmışız gibi geliyor bana. 🙂
YanıtlaSilEvet dert çok. Ama ufak tefek şeylerle oyalıyorlar bizi yine de.
Sil